Hararetli bir tartışmanın veya sıradan bir konuşmanın içerisindesin.. Karşındaki ısrarla bir şeyler anlatmaya çalışıyor sana. Şimdi anlık olarak durdur zamanı ve kendine bak. Gerçekçi ol, tarafsız ol ve baştan aşağı süz kendini. Kafandan başla, aklındakilerden. Onun söylediklerini dinler vaziyette mi buldun kendini yoksa bir sonraki adımı mı düşünüyordun? Onun söyledikleri için bir acaba'ya izin vermiş misin yoksa sıra sana geldiğinde fikrini layıkıyla nasıl sunabileceğini mi tasarlıyordun?

Hayatına etkiyen her şey bu soruyla başlar ve bu soruyla biter. Şöyle bir dönüp baktığında, yaşamlarına ucundan kıyısından bile olsa dokunduğun her insanla etkileşimin, bu soruya karşı senin yanıtın ve onların yanıtı kadar oldu. Sosyal bir varlık olarak hayatının etkileşimden ibaret olduğunu düşününce pek de azımsanacak bir durumdan bahsetmiyoruz anlayacağın..

Ayrıntılara takıldıysan durumu biraz idealize ederek açıklayalım. Vermiş olduğun yanıt öylesine bariz olmalı ki, konuya 'veya' bağlacı kullanarak girmiş olmamın , hassasiyet terazisinin iki ayrı kefesini de duruma dahil etmiş olmamın hiçbir önemi kalmamalı. Sen öylesine iyi bir dinleyicisin ki, ister taban tabana zıt konulardan bahsediliyor olsun ister söyledikleriniz bir noktada aynı kapıya çıkıyor olsun açmışsın kulaklarını. Senin medeni görünmekle işin yok, ne alıp ne katabileceğinle de ilgilenmiyorsun. Senin yapmakta olduğun tek şey anlamaya çalışmak ve bunu hayati bir önem arz ediyormuş gibi enerji harcayarak yapmaya çalışıyorsun.

Çok zor değil mi ? Ben kendimi durdurduğumda idealize ettiğim noktaya yakın görememiştim. Eksik hissettiriyor bu bana zaman zaman, neler kaçırdığımı da merak ediyorum üstelik.