#FarkındalıkSerisi

Toplumsal duyarlılık taglerinden biri gibi oldu. 

I ıh. Tamamen kişisel konuşacağız. Yani ecnebilerin mindfulness dediklerinden. 

Mutlu olmak yetiyor mu size?

İlginç bir soru bence. Hayattaki anlam arayışı genelde mutlulukla ilintilidir. Mutluluk elbette buna cevap değildir ama cevabı çok zor bir soruyu bastırmaya yetecek kadar tatmin eder ve bizler de genelde bunu tercih ederiz. Paralel bir çizgi çekerek, çaresizce anlam bulma arayışına girmek yerine daha ulaşılabilir olan mutluluk bulma arayışına gireriz. Belki de sadece sürecin bir parçası olması gereken bir şeyi, bir hissi hayatın merkezine alırız. 

Kendince anlam arayışında olan veya kendini gerçekleştirmeyi merkeze almış olan insan, daha stabil bir mental yapıya sahip olur. Bu süreçte, konudan bağımlı-bağımsız olarak karşılaştığı hüzün ve mutluluk gibi hislerin etki alanı daha az olur; çünkü bu hisler birer sonuç değildir. Sürecin birer parçasıdır. 

Mutlu olayım yeter. 

Mutluluğun kendisini hedeflemeye başladığımızda, ne kadar masumane ve doğal görünse de aslında artık mental bir denge kurabilme şansımız kalmıyor. Çünkü sonuca her ulaşıldığında sıfırlanıp tekrarlanması gereken bir denklem bu; her bulduğumuzda tekrar tadabilmeye ve her kaybettiğimizde telafi edebilmeye çabalıyoruz. Kendini gerçekleştirme gibi nihai bir hedefin olmaması hem bu kovalamanın sonsuzluğuna, hem de yaşanılan hislerin birer 'sonuç' olarak çok daha baskın etki etmesine sebep oluyor. Mutluluğu hedeflediğimiz için, üzüldüğümüz pek çok şey birer 'başarısız sonuç' etkisinde oluyor yani. 

Bu iki durumun birbiriyle karıştığı da oluyor. Biraz idealist bir yapınız varsa, böylesine hedonist bir bakış açısını bu kadar da benimsememiş olabilirsiniz. Fakat.. İddia ediyorum, çoğumuz için böyle. 

Daha farkında yaşamaya çalışarak, mutluluğa ne kadar anlam yüklediğinizi görebilmek mümkün olabilir. Üzüldüğünüz anlar genelde bir şekilde 'başarısız' hissettiğiniz anlara mı tekabül ediyor? İlişkilerinizde, sosyal yaşantınızda.. Başarısız olmuş, olmaya devam edecekmiş gibi düşüncelerle gelen hüzün, bu durumun en bariz göstergelerinden olsa gerek. Başarı kavramının hüzün ve mutlulukla bu kadar iç içe geçmesi; anlam arayışındaki kaçamaktan, amaçsızlıktan, bu hisleri kovalamanın getirdiği sonuçtan kaynaklanıyor çoğu zaman.

Mutlu veya hüzünlü hissettiğinizde, o an temelde ne düşündüğünüzün farkında olmak, bu hislerin sizin için nasıl bir anlam taşıdığını ve hayatınızı ne ölçüde etkilediğini kestirebilmek.

Bu yazının mindfultask'ı. 
Ben uydurdum bu kelimeyi. Güzel oldu. Kolay gelsin.