Şans üzerine düşündüm bugün.
Sınırlılığımız sebebiyle kullanmaya ihtiyaç duyduğumuz bir kelime bu. Bir durumun sebebini açıkça tespit edemiyor olmamız, o durumun rastgele olduğu anlamına gelmez. Olmadığı anlamına da gelmez. Fakat sonuç itibariyle ortada görünür bir sebebin olmaması onu rastgeleliğe daha yakın kılar, bu sebeple 'şans' kelimesinin tek başına ve yalnızca durumun rastgeleliğini belirtmek için kullanımını mantıksız bulmuyorum. Bilmediğimiz durumları başka şekilde açıklayamıyor olmamızdan kaynaklanıyor. (Açıklanmış hali de var tabii, bkz. Tevafuk. Fakat bu yazıda bunu konu edinmeyeceğim)
Şanslı ve şanssız olarak olumlu ve olumsuz kullanımlarını ise mantıksız buluyorum, bilinmezliği ve rastgeleliği nitelendirmeye çalışmak çelişkiler yaratıyor sanki.
Bir durumun varlığı şanssız ise, yokluğu ilaveten iyi bir şeye gerek kalmaksızın "şanslılık" değil midir? Çünkü şans tamamen bir rastgeleliğe, tesadüfe dayanıyorsa, o halde şans eseri vuku bulan olumsuz bir şeyin yaşanmaması da aynı oranda şanslı bir durumdur. Bir şey tesadüfi olarak oluyorsa, o halde o şeyin olmaması da tesadüfidir. Talihsiz bir durumu yaşadığınızda şanssız olup, yaşamadığınızda ise hayat olağan akışıyla devam edeceği ve varlığından haberdar olmadığınız bir durumu şanslı göremeyeceğiniz için tek taraflı bir kullanım meydana geliyor, kavramın kendi doğasına haksızlık gibi.