Bencilliği ifade ederken hep tezat bir ilişki üzerinden gidiyoruz; merkezde hep karşı taraf oluyor. Biri, bir diğerine düşüncesizlik ederse, bir şeyleri esirgerse... Bu kadar kişisel bir özellik, neredeyse tamamen karşıdakinin mahrumiyetini baz alarak şekillendirdiğimiz bir sıfat halini almış. Böyle olunca günlük hayatı idare etmeye yeter bir bakış açısı çıkıyor ortaya. Sonradan üzerine düşünülmez ve böylece bırakılıverirse insanın kendisini anlamasına imkan kalmıyor bence.

Çünkü bencillik, insanın belki de en kendisine ait özelliği. Özümsediğiniz, size ait hissettiğiniz özelliklerdeki etkiniz sandığınızdan düşük. "Öyle olması veya olmaması gerektiği" öğretileriyle şekillendikten sonra, zaten ilişkiler düzeyinde optimum olduklarından zamanla benimsediğiniz özellikler.

Bencillik bunlardan en size ait olanı; çünkü öğrendikleriniz ve deneyimlediklerinizi, savunma güdünüzle işleme aldıktan sonra ortaya çıkan sonuç bu. Yine ortak bileşenlere dayanıyor ama kendi kompleks karar mekanizmanızın işleminden geçiyor, daha bir "sizin ürününüz".

Bu kadar kişisel bir özelliği, muhatabının mahrumiyetine indirgersek, nasıl kendini tanıyabilme olgunluğuna erişebiliriz ki? 

İyilik yaparken, bu durumun sizde yarattığı hazzı irdelemeye kalktınız mı hiç mesela? Tüm olay yalnızca onun yararıyla ilgili olmalıyken kişisel bir tatminiyet de giriyor devreye. İyi bir şey yapmış olmanın huzurundan değil, kendinizi ne kadar "iyi biri olarak" görmeye başladığınız detayından bahsediyorum. Kötü bir şey değil bu, kaçınılmaz üstelik. Fakat iki taraf da mutlu olduğundan, bunun zaten olağan olduğu kanısıyla üzerine düşünmeyi tercih etmediğimiz durumlar, kendimize dair önemli sorular barındırıyor aslında. İyi biri olarak hissetmeye ihtiyacınız varsa buna nelerin sebep olduğuna kafa yormanız gerekir. İnsanın bir şeyler yaparken asıl motivasyonunun ne olduğunun farkında olması önemli bence.

Bencilliğin bu yüzünün farkında olmayınca, yaparken tatmin olduğunuz şeylere neden ihtiyaç duyduğunuzu çözümlemeye kalkmıyorsunuz. Bu da işler çığırından çıkarsa sizin görünmez bencilliğinizle şekillenen durumları, bu kez karşı tarafın yetersizliğine bağlamanıza sebep olabiliyor. Mesela vefalı davranmadığından büyük öfke duyduğunuz biri için yaptıklarınız, belki de özünde onun ihtiyaçlarını gidermeye yönelik olmadığı için bu sonuca sebep oluyordur. Kendi içinizdeki kısır döngünün kırılmasının huzursuzluğu olabilir hissettikleriniz.

Neden bunu yapıyorum? Bunun tatminiyetinde kendime biçtiğim pay ne kadar? Buna neden ihtiyacım var?

Bu yazının MindfullTask'ı olsun madem.
Zor bir task.