Okuduğum en korkunç ve akıl almaz şeylerden biri şu oldu:


"Çetnikler, dünyanın dört bir yanından yüklü paralar ödeyen ‘turistlere’ tepelerden sniperlarla Sarajevo halkına ateş ettiriyordu!

Pek çok kaynağa göre bunun bedeli 20-40 bin $’dan başlıyordu."

Denk geldiğimden beri ara sıra aklıma geliyor. 

Burada bir tatil eğlencesi olarak sniperlık yapan turistlerden biriyle sizi ayıran şey ne olabilir? Bunun cevabı görünürde çok basit duruyor; ahlaki ve vicdani sınırlar.

Hiç bilmediğiniz bir şeyin hayalini kurmaya çalıştığınızda ne olur? Bildiğiniz şeylerden yola çıkarak çarpık gerçeklikler uydurursunuz. Kendinizi aşırı güçlü bir formda hayal edin desem, bunu yapmaya en güçlü hissettiğiniz anı baz alarak başlarsınız. Üzerine inşa edebileceğiniz bilindik bir temelinizin olması gerekiyor çünkü, bir şeylerden yola çıkmalısınız. Sonra bu hayali önceden gördüğünüz, sizin için gücü temsil eden görsellerle süslersiniz. Yani hayal kurmak ne kadar bedava da olsa limiti bellidir, sizin kadardır. Kafanızda, sizin en güçlü anınızı temel alarak limitlenen bir hissin replikasını oluşturmuş olursunuz en fazla. 

Şimdi ilk soruya geri dönelim. Sizi bu korkunç şeyleri yapan insanlardan ayıracak olan şey ne olabilir? Bunun için önce benzer koşulları yaratmalıyız ki bir karşılaştırma noktamız olsun. Dolayısıyla kendinizi; o kadar güçlü, o kadar her şeyi tatmış, o kadar... hayal etmeye başlamanız gerekiyor. Şimdi bu sıfatların hepsi, kafanızda sizin mevcut deneyimlerinizle limitlenecek. Ahlaki ve vicdani sınırları koruyacağınız sonucuna ulaşsanız bile, bu sonuç aslında hayaliyle ulaşamadığınız o "o kadar" seviyesindeki koşullara değil, zaten mevcut deneyimlerinize dayanıyor olacak. 

En başta çarpık gerçeklik ifadesini kullanmıştım. Bu ifade hayal etme sistemini tanımlamak için ironik gözükebilir. Ama değil.. Bir şeylerin hayalini kurarken, her detayı kendi tecrübelerimizin sınırlarıyla limitlediğimizin farkında olmuyoruz ve bir yanılgıya düşüyoruz. Bu da öylesine güçlü oluyor ki çoğu zaman; adeta bir gerçeklikten söz eder gibi "kesinlikle şöyle yapardım/yapmazdım" sonuçlarına varıyoruz.

Okuduğum bu olayın korkunçluğu, olayın kendisi ve oradaki insanlarla sınırlı olmadı bu yüzden. İnsanlığın potansiyelini yansıtıyor sanki. Böylesine yakın tarihte..